Astana’da Altın Orda Sempozyumu: Tokayev Tarihsel Bilincin Yeniden İnşası İçin Çağrıda Bulundu

Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Altın Orda döneminin tarihi önemini yeniden değerlendirerek bilimsel bir bakış açısı kazandırmayı amaçlayan uluslararası bir sempozyum düzenleniyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 20’den fazla ülkeden gelen tarihçiler, arkeologlar, şarkiyatçılar, Türkologlar, Moğol uzmanları, nümismatlar, siyaset bilimciler, kültürel araştırmacılar ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katıldığı sempozyumun açılışını gerçekleştirdi.

Tokayev, “Altın Orda Bir Bozkır Medeniyeti Modeli Olarak: Tarih, Arkeoloji, Kültür ve Kimlik” konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Kazakistan’da siyasi çıkarlar doğrultusunda eski güçlü bozkır imparatorluklarını “yarım devletler” seviyesine indirgeyen ve göçebe halkları tarihsel bağlam dışında, vahşi ve kontrolsüz güçler olarak gösteren kalıplaşmış yargıların yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Tarihsel değerlendirmelerin bilimsel ve tarafsız bir perspektifle yapılması gerektiğini vurgulayan Tokayev, “Altın Orda’nın tarihi, günümüzde de önemini koruyor ve hiçbir zaman önemini kaybetmeyecek” dedi. Altın Orda’nın tarihin akışında önemli bir rol üstlendiğini, Batı ile Doğu’yu birleştiren ve Avrasya’nın geniş coğrafyasını yöneten bu yapının farklı medeniyetlerin gelişimi üzerinde büyük etkiler bıraktığını belirtti.

Tokayev, günümüzün karmaşık jeopolitik yapısında insanlık tarihindeki birleştirici deneyimlerin ve diyalog mekanizmalarının yeniden ele alınmasının önemine vurgu yaparak, “İnsanlığın ortak tarihini halkları bir araya getiren bir unsur olarak görmek için saygın ve nitelikli bilim insanlarının çabalarını birleştirmek kritik bir öneme sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.

Tarihin değerlendirilmesinin mutlak surette nesnel ve siyasi yargılardan uzak olması gerektiğini belirten Tokayev, bozkır halklarını sadece savaşlarla özdeşleştiren anlayışın gerçekliği yansıtmadığını ifade etti. Altın Orda’nın askeri başarılarıyla sınırlı kalmayıp, güçlü kurumları, hukuk düzeni ve kültürel yapısıyla da ele alınması gerektiğini vurguladı. Tokayev, Orta Avrasya’nın tarih boyunca önemli bir düşünce merkezi olduğunu, Al Farabi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi önemli isimlerin bölgenin entelektüel altyapısını oluşturduğunu belirtti.

Altın Orda döneminde Türk dili, İslam yazı geleneği ve bozkır kültürünün bir araya geldiğini de dile getiren Tokayev, Altın Orda’da bozkır hukuku ile İslam hukukunu birleştiren uyumlu bir hukuk sisteminin kurulduğunu anlattı. Cuci hanedanının Büyük Bozkır’daki 600 yıllık hükümranlığını hatırlatan Tokayev, Cuci ulusunun en parlak döneminde 6 milyon kilometrekarelik bir alanı kapsadığını ve bunun Roma İmparatorluğu’nun en geniş sınırlarından daha büyük olduğunu belirtti.

Tokayev, “Bu nedenle bazı tarihçiler Altın Orda’yı ‘Bozkır’ın Roma’sı’ olarak adlandırmaktadır” dedi. Ekonomik açıdan Altın Orda’nın geniş ticaret ağlarına sahip olduğuna dikkat çeken Tokayev, Kuzey İpek Yolu güzergahını kontrol ederek güvenli ticaret koridorları oluşturduğunu, böylece Avrasya’nın dört bir yanından insanların özgürce ticaret yaptığı ve iş yürüttüğü erken dönem küresel bir pazarın temellerini attığını ifade etti. Kazakistan’ın son yıllarda kapsamlı siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleştirdiğini ve devlet geleneğinin tarihsel hafızasını koruma konusunda da ciddi çabalar sarf ettiklerini vurguladı.