İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener: 13’üncü cumhurbaşkanı, Kılıçdaroğlu olacak

Türkiye, 14 Mayıs tarihinde sandığa gidiyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 seçimleri için tarihi kesinleştirdi.

Bu süreçte, siyaset arenasında hararetli anlar yaşanmaya başladı.

Muhalefet liderlerince oluşturulan Millet İttifakı’nda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkarılması kararlaştırıldı.

Meral Akşener, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. 

“İttifakımız daha güçlü daha sağlam”

6 Mart’ta milletin önüne bir çözüm yolu koyduklarını söyleyen Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyenleri ortak bir yol haritasında birleştirdiklerine işaret ederek şunları söyledi:

Bugün ittifakımız daha güçlü, kardeşliğimiz daha sağlamdır. Ve hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; yanında dimdik duran cumhurbaşkanı yardımcıları Sayın İmamoğlu ve Sayın Yavaş ile birlikte Türkiye’nin 13’üncü cumhurbaşkanı, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olacaktır. Cumhuriyet’in ikinci asrında, yepyeni bir başarı hikayesini yazmaya geliyoruz. Huzuru ve umudu yeniden yeşertmeye geliyoruz. Ülkemizi kaplayan tüm kara bulutları, 14 Mayıs’ta dağıtmaya, 21 yıllık gecenin sonunda güneşi doğurmaya geliyoruz. Hiç merak etmeyin; her şey çok İYİ, her şey çok güzel olacak.

“2 ay sonra tıpış tıpış gideceksiniz”

AK Parti iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde çok enteresan seçim manevraları yapmaya başladığını söyleyen Akşener şöyle konuştu:

Kaybetme korkusuna kapıldıklarından olsa gerek, artık iyice saçmalıyorlar. Panik içerisinde bir o yana, bir bu yana savruluyorlar. Biliyorsunuz; bekamızın sözüm ona yılmaz savunucusu olan Cumhur İttifakı’na yeni üyeler katılıyor. Bu yeni birliktelikler sonrasında Sayın Erdoğan ve genişletilmiş Cumhur İttifakı’nın seçim beyannamesine de artık bazı yeni başlıkların dahil olduğunu düşünebiliriz. Seçim beyannamesinde artık; Türkiye’nin Şeyh Said isyanları nedeniyle özür dilemesi, tazminat ödemesi var. Özerklik ve federasyon var. Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değiştirilebileceği var. Kadına yönelik şiddetin önünün açılması var. Cumhuriyet değerlerimize saldırı var, çok ulusluluk var, paralel eğitim kurumları var. Ezcümle, bu ülkenin birliğine, bekasına ve istikbaline yönelik koskoca bir tehdit var. Giderayak istediğiniz kadar yalpalayın. İstediğiniz kadar saçmalayın. İstediğiniz örgütü, devleti, oluşumu ittifakınıza katın. Korkunun ecele faydası yok. 2 ay sonra tıpış tıpış gideceksiniz.

“Neden tek bir kişi bile istifa etmiyor”

Deprem felaketinin üzerinden 37 gün geçtiğini hatırlatan Akşener şu ifadeleri kullandı:

Nice hayatlar söndü, nice hayaller tükendi, nice acılar yaşandı. Sesini duyurmaya çalışanların, derdine derman arayanların, çaresizliğe kapılanların yanında; yaralara merhem olmaya gayret eden nice iyi yürekli insanımız vardı. Sivil toplum kuruluşlarımız vardı, belediyelerimiz vardı. Hükümetin başı ve arkadaşları ortalıkta yoktu ama tek yürek olmuş, koskoca bir millet vardı. Milletimiz bu 37 gün içerisinde; dar gününde yanına kimlerin koştuğunu, gayet açık ve net olarak gördü. Uzattığı eli kimin tutuğunu gördü. İktidarın anlattığı masalların nasıl da fos çıktığını gördü. Bay kriz ve arkadaşları, millet vicdanında bir kez daha mahkum oldu. Devlet yönetmekten aciz AK Parti iktidarının birçok alanda yüzüne fener tutulmuş tavşan gibi ne yapacağını bilememesi, bakanların kirli sakal bırakmaktan öteye gidememesi, en çok ihtiyacın olduğu zamanda insanlarımızın yardımına koşulamaması artık maalesef etkilerini göstermeye başladı. Yaralarımıza merhem olmaktansa yaranın sebebi olan şirketlere alelacele ihaleler açıyorlar. Bizse her gün iflas etmiş bir sistemin, felç olmuş bir bürokrasinin ve artık işlevini tamamen yitirmiş bir iktidarın ürettiği yeni sorunlarla boğuşuyoruz. Çünkü hiç kimse sorumluluk almıyor. Buradan iktidar mensuplarına sormak istiyorum; Allah aşkına, neden aranızdan tek bir kişi bile istifa etmiyor? Bu yıkımın, beceriksizliğin ve ciddiyetsizliğin, tek bir sorumlusu yok mu? Aranızdan tek bir kişi bile, bu tavrı gösterecek, haysiyete sahip değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir