Soğuk havalarda dar giysiler giymeyin zira daha çok üşüyebilirsiniz…!

Kıyafetlerin termal yalıtımı, hapsedilen ölü hava kalınlığı ile orantılıdır. Ölü hava, doğal akımların gerçekleşmeyeceği kadar küçük hava birimlerini hapsetmek anlamına gelmektedir. Bu gibi akımlar çapı 2 milimetre olan birimlerde görülmektedir. Deriye yakın yerlerdeki ölü hava vücut tarafından ısıtılır ve vücut etrafında ısı tabakası oluşturur. Sizi sıcak tutan kıyafetler değil ölü havadır. Bunun nedeni malzeme ne kadar kalınsa ısıyı iletim yoluyla o kadar hızlı iletir, havanın yoğunluğu bir parça kumaşla karşılaştırıldığında tabi ki de daha ufaktır. Yalıtım etkinliğini ölçmek için “clo” birimi geliştirilmiştir. Bir clo yaklaşık olarak normal yün takım elbisenin yalıtım değerine karşılık gelmektedir. Geleneksel yalıtım malzemelerinin (yün, kat, alt) her bir inç kalınlığı teorik olarak 4,7 clo ve uygulamada 4,0 clo yalıtım sağlar.
Kışın nasıl giyinilir diye sorduğumuzda diğer bir genel kural şudur; kıyafetlerin etkisi kapladıkları alandaki vücut yağı ile orantılıdır. Böylelikle gövdenize eklediğiniz yalıtım, kol veya bacaklarınıza aynı kalınlıkta eklediğiniz yalıtıma göre termal açıdan daha verimli olacaktır. Aynı zamanda vücut merkez ısısının korunmasına da yardımcı olur. Bu nedenle yelekle vücut ısısını korumak için oldukça işe yarar. Vücudun her bir kısmı için optimum yalıtım kalınlığı vardır. Bunun ötesinde eklenen katmanlar, eklenen yalıtımın getirisi ile karşılaştırıldığında hareketleri oldukça kısıtlamaktadır.

Katmanlama Prensibi
Kışın nasıl giyinilir sorusunun cevabı aslında Katmanlama Prensibi’nde saklı. Bu ölü hava alanını sağlamak çeşitli sayıda kıyafet katmanı ile gerçekleşir. Her bir katman belirli bir ölü hava değeri olan clo sağlar. Bu durum, sıcaklık değiştikçe ve/veya aktivite seviyeleriniz değiştikçe birikmiş ölü hava boşluğunu arttırmak veya azaltmak için katman eklemenize ve çıkarmanıza imkan tanır. Unutmayın, vücudunuz ısı kaynağıdır, kıyafet katmanları sadece ısıyı hapsetmek ve soğuk ortamlarda ısı kaybını yavaşlatmak için kullanılır. Eğer çok fazla kıyafet giydiyseniz, aşırı ısınır ve terlemeye başlarsınız. Çeşitli katman türleri ve aktivite seviyeniz arasında uygun ısı dengesini bulmanız gerekir.

Soğuk Isırması Nedir?
Soğuk ısırması, soğuk ama dondurucu derecede olmayan ve nemli havaya karşı cildimizde oluşan anormal yanıttır. Soğuk ısırmasında görülen ağrı ve kaşıntı bazen kişileri çok rahatsız edebilir. Bu yüzden öncelikle mevsime uygun giysiler giyilmelidir. Soğuk ve nemli ortamlardan kaçınılmalıdır. Soğuk havalarda bere ve eldiven kullanılmalıdır. Ayakları terletmeyecek ama sıcak tutacak ayakkabılar ve teri alan çoraplar giyilmelidir. Soğuk havalarda çok dar pantolon kullanımı, kalça ve bacaklarda da şikâyetlere yol açar.
Soğuk ısırmasının, soğuk ama dondurucu derecede olmayan ve nemli havaya karşı cildimizde oluşan anormal yanıt olmakla beraber nedeni belli olmayan bu problemin tedavi uygulanmadan da kendiliğinden bir veya üç hafta içinde geçebilmekte.

En Çok El Ve Ayak Parmakları Etkileniyor
El ve ayak parmakları, burun ve kulaklar gibi uç bölgeler en çok etkilenen bölgelerdir. Bacak iç yüzleri, kalçalar ve topuklar da nadir olarak etkilenen diğer bölgelerdir. Morumsu kızarıklıklarla karakterizedir. Hastalar yanma, kaşıntı ve ağrıdan şikâyetçidir.

Farklı Hastalıklarla Karışabilir
Soğuk ısırmasının bazen başka hastalıklarla da karışabilmekte ve soğukla tetiklenen hemolitik anemi, disproteinemi, monoklonal gamopati ya da lupus gibi hastalıklarla ayırıcı tanı amaçlı bazı testlerin yapılması gerekebilir. Halsizlik, yorgunluk gibi sistemik bulgular eşlik ediyorsa, hekime danışmakta fayda vardır.
Eldiven Ve Ayakkabı Kullanımına Dikkat
Soğuk ısırmasına maruz kalmamak için dikkat edilmesi gereken durumlar:
Öncelikle mevsime uygun giysiler giyilmelidir. Soğuk ve nemli ortamlarda uzun süre kalınmamalıdır. Soğuk ısırmasında bazen ağrı ve kaşıntı kişiyi çok rahatsız edebilmektedir. Soğuk ısırması tekrarlama eğilimindedir. Korunma en önemli tedbirdir. Bu yüzden mevsime uygun giyinilmelidir. Soğuk havalarda mutlaka bere ve eldiven kullanılmalıdır. Biz soğuk ısırmasını en sık el parmak uçlarında ve ayaklarda görüyoruz. Bu nedenle ayakları terletmeyecek ama sıcak tutacak ayakkabılar ve teri alan çoraplar kullanılmalıdır. Ayrıca soğuk havalarda çok dar pantolon kullanımı, kalça ve bacaklarda da benzer şikâyetlerin oluşmasını kolaylaştırabilmektedir.

Medikal Tedaviler Gerekebilir
Belirtiler tedavisiz de kendiliğinden geçebilir. Fakat geçmediği durumlarda medikal tedavilere başlanabilir. Topikal steroidler, nitrogliserinli kremler ya da sistemik pentoksifilin, kalsiyum kanal blokerleri dediğimiz ilaçlar tedavide kullanılabilmektedir.

Kaynak: Basın Bülteni

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir